Haberler Demiryolu Haberleri TCDD'de Köprü ve menfez bakımı yapılmıyor iddiası
TCDD'de Köprü ve menfez bakımı yapılmıyor iddiası
TCDD'de Köprü ve menfez bakımı yapılmıyor iddiası

Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde, 8 Temmuz 2018’de, yedisi çocuk 25 kişinin hayatını kaybettiği tren kazasında bugün görülen davada, TCDD çalışanı sanıklar, üst düzey bürokratları suçladı. Facianın, gerekli bakım ve onarımların yapılamamasından kaynaklandığını ve genel müdürlüğün işten çıkardığı ‘yol bekçileri’ olsaydı facianın önlenebileceğini anlatan sanıklardan Çetin Yıldırım, ‘Bilecik ve Edirne dahil olmak üzere Türkiye’nin bir çok yerinde acil bakıma ihtiyacı olan çok sayıda köprü ve menfez olduğunu, bunları genel müdürlüğe bildirmesine rağmen hiçbir önlem alınmadığını’ söyledi. Kurt’un söyledikleri, Türkiye genelinde ‘demiryollarının güvenliği’ konusunda soru işaretlerine yol açtı.

Mahkeme heyetinin yarın sabah saat 9’da devam edilmesine karar verdiği Çorlu tren faciası davasında bugün, bilirkişi raporunu hazırlayanların TCDD bağlantısına ilişkin iddialar ve sanıkların üst düzey TCDD bürokratlarına yönelik suçlamaları öne çıktı.

Cumhuriyet’in haberine göre TCDD İstanbul 1’inci Bölge Müdürlüğü Halkalı 14’üncü Demiryolu Bakım Müdürlüğü’nde demiryolu bakım müdürü olarak görevli olan sanık Turgut Kurt  savunmasında şunları söyledi: Yol bekçisi kadrosu yıllardır boş duruyor. Ben yıllarca yazı yazdım ancak bilirsiniz bizde bu konularla ilgili yazı yazmak hoş karşılanmaz. Yol bekçisi olsaydı o kaza olur muydu olmaz mıydı bilemiyorum. Zamanında 9 yol bekçisi vardı şimdi ne yazık ki yok. Ek önlemler alınmadı. Teknolojik destek verilmedi. Uyarıcı sinyaller konulmadı. Herhangi bir çalışma yapılmadı. Bununla ilgili çalışma yapacak genel müdürlüktür. Ben sadece bakım personeliyim.”

Demiryolundaki problemleri tespit etmekle görevli ‘yol bekçileri’nin, tren kazalarının önlenmesindeki önemine değinen Kurt şöyle devam etti:: “Yol bekçileri hattın hafızalarıdır. Onlar nerede ne olacağını çok iyi bilirler. Bir sorun olduğunda hemen sorumluları ikaz ederlerdi. 2001 yılında bu kadrodan vazgeçildi. İddianamede hakkımda yer alan iddiaları kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum.”

Davayı izleyen avukatlardan Evren İşler’in Twitter paylaşımına göre sanıklardan köprüler şefi Çetin Yıldırım’ın, Türkiye’deki hiçbir demiryolu köprüsü ve menfezde gerekli önlemin alınmadığını belirtmesi kan dondurdu. İşler’e göre Yıldırım şöyle dedi: “Hat bakım kitabına göre acil bakıma ihtiyacı olan çok sayıda menfez var, bunları Genel Müdürlüğe bildirmeme rağmen hiçbiri yapılmadı. Bilecik’te, Edirne’de başka yerlerde var. Hem köprü hem menfez var.”

Evrensel’in haberine göre ise Yıldırım, şunları söyledi: “Köprü ve menfezlerde bu işleri yapacak kimse kalmadı. Bu da açık ihale yöntemiyle yaptırılmaya başlandı. Hat bakımı için bir eğitim almadım. Diğer sanıklarla bir ast-üst ilişkim yok. Yola çıkmak için harcırah almam gerekir. Harcırah için de emri götürmem gerekir. Emir olmadan ben kontrol etmek için çıkamam. Bu menfez için de görevlendirme almadım. Hızlı trenin kaza yapmasından önce o menfezle ilgili benim yazdığım raporlar var, Edirne ile ilgili raporlarım da var Bilecik’le ilgili raporlarım da var. Bunların hiçbiriyle ilgili bir işlem yapılmadı.”

Öte yandan sanık Yıldırım’ın avukatı, mahkemeye rapor sunan bilirkişilerin TCDD ile ekonomik bağı olduğunu belirterek, “Gerçek bir bilirkişi raporunda sanıkların değişeceği belli” dedi.

Sanıkların avukatı Mehmet Ektaş da, faciaya yol açan yapıların yüksek mühendislik hesaplamalar gerektiren özelliğine değindi: “Oysa ki burada bir ilkokul, üç lise mezunun yargılandığını görüyoruz. Alt yapı şube müdürlüğünde, üst yapı şube müdürlüğünde bulunan mühendisler dahi yargılanmıyor.”

Sanıklardan hat bakım memuru Celalettin Çabuk da, kendisinin çalışmaya demiryolu işçisi olarak başladığını, ardından yol bekçiliği yaptığını, uzun süre de hat bakım memurluğu yaptığını, emrinde beş işçi olduğunu, sanık Özkan Polat’tan emir almadan hiçbir şey yapmaya yetkisi olmadığını belirtti.

Davada müşteki avukatları, sanıklar Özkan Polat, Turgut Kurt ve Çetin Yıldırım’ın tutuklanmasını talep etti. Savcılığın ret talebini dikkate alan mahkeme de tutuklama talebini reddetti.

Çorlu faciasında dokuz yaşındaki oğlu Oğuz Arda Sel’i kaybeden Mısra Öz Sel, Sputnik’e verdiği söyleşide, “Üstte birilerini korumak üzere karşımıza çıkaran sanık Celalettin Çabuk demiryolu işçisi. Kendi adına yapabileceği hiçbir şey yok. Bir garibanın üzerine olayı yıkmak da üstteki birilerini korumak üzere vicdansızlığıdır” dedi.

Sel, Ulaştırma Bakanlığı ve TCDD’deki üst düzey isimlerin asıl yargılanması gereken sanıklar olduğunu savunuyor.



Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.