Ülkemizde iktidarlar değiştikçe karşı siyasi fikirden olan kamu çalışanlarına dolaylı yada direkt olarak yıldırma politikası yapılmaktadır. Bu tavır hem ülkemiz için olumsuz bir davranış hem de toplum barışını derinden zedeleyen bir eylemdir.

Mobbing Anayasal bir suçtur.

Ülkemizin birçok yerinde Kamu Kurumlarında görev yapan kamu görevlilerine karşı sistematik mobbing yapıldığı duyumunu almaktayız.

Kamu çalışanları bir taraftan haksız ve hukuk dışı uygulamalara maruz kalırken diğer yandan insanlık onurunu zedeleyen davranış ve söylemlere de muhatap olmaktadır.

Çalışanları fiziksel ve duygusal açıdan yıpratan mobbingin önlenmesi ve çalışanların mobbing zorbalarına karşı korunması için mutlak suretle yasal mevzuata ihtiyaç bulunmaktadır.

Mobbing’e karşı derhal yasal bir mevzuat yapılmalıdır, zira Devletimiz bu anlamsız ve saçma eylemden dolayı iş kaybına uğramaktadır.

Farklı siyasi görüşten ya da yandaş sendikadan değilseniz her an baskı ve yıldırma eylemi ile karşı karşıya kalacaktır diye düşünüyoruz.

Anayasa nezdinde her vatandaş eşittir yazısı buradan Kamu Kurum yöneticilerine hatırlatma gereği duyuyoruz.

Makamda bulunduğunuz yerler sizin özel mülkünüz yada özel iş yeriniz değildir, yasal olmayan hiç bir eylem içerisine giremezsiniz.

Anayasamızda her vatandaş ve her memur Devlete karşı eşittir ilkesi zedeleniyor düşüncesindeyiz. bu tarz hareketler demokrasiyi zedeler düşüncesindeyiz.

Mobbing uygulama neticesinde tek tip sendikacılık  yaratılmaktadır. diye düşünüyoruz bu uygulama neticesinde gelecekte bu işin rövanşa dönüşmesi kesinlikle olacaktır diye düşünüyoruz.

Baskı neticesinde yandaş sendikaya üye olmaları noktasında üzüntülerini dile getiren memur arkadaşların sayısı git gide artmaktadır.

Devlet bir bütündür ve yasalara göre hareket eder. Hiç bir Kamu Kurumu Yöneticilerin keyfi uygulamalarda bulunacağı merci olmamalı ve olamazda.

Devlette devamlılık ilkesine inanan biri olarak, yöneticilerimizi uyarıyorum kişiler geçici ama devlet her zaman olacaktır.

Devletin kurumları nasıl yöneteceği kanunlarda belirtilmiştir, her yönetici bu kanunlara uymak zorundadır.

Kamuda 4/C 4/B gibi statüde çalışanlar çok çeşitli problemlerle karşılaşılmaktadır.

Çalışanlara Türkiye’deki işsizlik oranı yüksek rakamlarda olduğunu ve bu işsizliği tehdit olarak gösteren “İşine gelmeyen çıksın!!” gibi tabirler kullanarak ölümü gösterip sıtmaya razı etmektedirler.

Bankacılık sektöründe “Sendikacılık!!” yaptığını zanneden bir takım sendikaların çalışanların değil, patronların sendikası olduğunu müşahede etmiş bulunmaktayız.

Geriye baktığımızda sendikaların yaptığı çalışmaların bu düşüncemizi desteklediğini düşünüyoruz.

Buradan Çalışma Bakanımıza çağrıda bulunuyoruz. Lütfen özel bankalardaki ücret politikası ve uzun saatler süren mesai sorununun üzerine gidin!!

Türkiye Cumhuriyeti kapitalist bir sistem değil, hukuk sistemidir.

Türkiye Büyük Millet Meclisimizin bu konuyla ilgili gerekli yasal düzenlemeleri acilen yapması gerektiği düşünüyoruz

Devletimizin tutan eli yürüyen ayağı gören gözü olan memurlarımızın çalışma performansını bozacak her türlü Mobbing eyleminin karşısında olacağımızı ve yasalar çerçevesinde bu uygulamayı yapan yöneticilere karşı çalışanların hakkını koruyacağımızı buradan tüm Türkiye'ye deklare ediyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
kazım derinceli 2017-10-25 14:37:02

bir takım sivil toplum örgütler siyasi ikdidarın yandaşlıgını yapıp farklı sendikalara baskı yapmaktadırlar abdullah peker başkan dogruyu yazmış kendisini tebrik ve teşekkür ediyoruz